Tükendi
Gelince Haber VerKüçükken kızlarla seksek oynamayı kendime yakıştıramadığımı, fakat biraz da hasetle kenardan oyunlarını seyrettiğimi hatırlıyorum. Uygun bulduğum oyun "Seke seke ben geldim" diye başlayanıydı; onda da hiç seken ve seçen olamadım. Oysa, bizim takımın başına bir kerecik beni seçelerdi, arkadaşlarımı nasıl da eğlendirecektim. -Seke seke ben geldim! -Hoş geldin, safa geldin. Ne istiyorsun? -Anam temizlik yaptı, yüreği yanmış; soğuk bir karpuz istiyorum. -Seç seçebildiğini... İzni koparınca, seke seke çocuklara yönelip herbirinin kafasını mıncıklayarak kelekleri, geçkinleri ne de güzel ayıklardım; ama olmadı. Kısmet bugüne imiş. Şimdilerde yaş kemâle ermiş de olsa, zayıf bacaklarım üstünde oflaya puflaya sekerek aynı oyunu edebiyatta oynamaya çalışıyorum. Edebiyat dünyasının geçkinleri-hamları, suluları-suyu kaçmışları, kuytuda fark edilmeyi bekleyen olgunları, kendini pahalıya satan kelekleri, sıkıp fiskeleyerek yahut okkalayıp şaplaklayarak sesini dinlediklerim, yiyip tadını sevdiklerim, yemeyip eşeğe verdiklerim, Nasreddin Hoca gibi "değdi-değmedi" derken hepsini silip süpürdüklerim üzerine diyeceklerim var ve onları yazmazsam eksikleneceğim. Haydi, oyuna başlayalım. -Seke seke ben geldim!
Barkod | 9789944195232 |
Basım Yılı | 2008-08-01 |
Baskı | 1 |
Cilt Durumu | Karton |
Dil | Türkçe |
Ebat | 130-210-0 |
Kağıt Türü | 2.Hamur |
Sayfa Sayısı | 312 |